top of page
ÜMİTLİYİZ DERGİSİ (3).jpg

ANKARA KİTAP FUARI 2025

22 Eyl
3 dakikada okunur

9 Ekim 2025 tarihinde dergi kulübü arkadaşlarım ve değerli editörümüz Semiha Baysal ile beraber kitap fuarına gittik. Fuardaki amacımız okulumuz Ümitköy Anadolu Lisesinin dergisi olan Ümitliyiz dergisini satmak; aynı zamanda yaptığımız bu büyük, önemli ve güzel işi insanlara göstermekti. Bu amaç doğrultusunda gittiğimiz kitap fuarında öncelikle bize ayrılan standa gittik, standımıza vardığımızda dergilerimizi yerleştirip heyecanla satış yapmaya başladık. Hevesle başladığımız satışımızı kısa sürede büyük bir kitleye ulaştırdık. Kendimizi ve dergimizin amacını ifade ederek ulaştığımız insanlar bizden dergimizi aldılar ve yaptığımız işle gurur duyduklarını, başarılarımızın devamını dilediklerini söyleyerek bize destekte bulundular. Hepimiz büyük bir istek ve sahiplenme duygusu ile dergimizi satmaya çalışıyorduk. Yaptığımız işin farkındalığıyla hareket etmemiz insanların daha çok ilgisini çekiyordu. Kalabalık bir ekip olduğumuzdan kaynaklı hepimiz standımızda aynı anda bulunamadık çünkü standımızda hepimizin bulunması çok karışık ve göz yorucu bir görüntü oluşturacağını düşündük. İş birliği yaparak üçe bölündük. Bir gurup satışlarımızla ilgilenirken diğer iki gurup gezdi ve belli zaman aralıklarıyla devirdaim yaparak herkesin dinlenmesini, keyifli vakit geçirmesini ve mutlu olmasını sağladık. Sürekli olarak kendi standımızdan ve ekibimizden bahsettik. 


Sizlere biraz da kitap fuarının geneliyle ilgili bilgiler vermek istiyorum:


Ankara Kitap Fuarı, her yıl kitapseverleri, yazarları, yayınevlerini ve edebiyat dünyasının önemli isimlerini bir araya getiren büyük bir kültür şölenidir. Başkentin en önemli kültürel etkinliklerinden biri olan bu fuar, genellikle her yaş grubundan ziyaretçiye hitap eder ve binlerce kitabın sergilendiği geniş bir alanda gerçekleştirilir. Ziyaretçiler; sevdikleri yazarlarla tanışma, imza günlerine katılma ve yeni çıkan kitapları ilk elden görme fırsatı bulurlar. Dört yüze yakın yayınevinin bulunduğu ve sekiz yüzün üstünde yazarın barındığı koca bir etkinlik olan Ankara Kitap Fuarı kurulduğu süre boyunca  düzenlenen söyleşiler, paneller, atölye çalışmaları ve çocuk etkinlikleri sayesinde kitap okuma alışkanlığını destekleyen, düşünceyi ve sanatı teşvik eden bir atmosfer oluşur. Ayrıca yayınevleri, bu etkinlikte özel indirimler ve kampanyalar sunarak okurları kitap almaya teşvik eder. Her yıl bu fuar Ankaralıların kültürel yaşamına canlılık katarak, okumayı ve öğrenmeyi seven herkes için unutulmaz bir deneyim sunar.

Bu öylesine büyük ve ülkemiz insanları için öylesine kapsamlı ve gurur verici bir etkinlik ki her aradığını bulmanın verdiği coşkuyu sizlere burada kelimelerle anlatmak gerçekten çok zor. Çünkü insanların buraya gelip bu etkinliğe bizzat katılıp şahit olmaları, fuarın o aktif havasını bizzat kendilerinin deneyimlemesi gerektiğini belirtmek isterim. Benim bu düşüncelerime katılan çok insan olduğunun da altını çizmek isterim. Fuar deneyimi yaşamak isteyenler öyle çok ki fuar açıldığından beri dört yüz binden fazla kişiyi konuk etmiş bulunmakta. Ancak bu sayının kat ve kat fazlası, bırakın kitap fuarlarına gidip kitap almayı ve okumayı, evde onları bekleyen onlarca kitabın içinden bir tanesini alıp okumuyorlar bile… “Bu durum sadece ülkemiz için mi böyle?” sorusunu soranlara hemen cevap vereyim: Hayır, değil hatta ve hatta öyle ülkeler var ki kişi başı aylık kitap okuma oranları üç. Ülkemizi diğer ülkeler ile kıyaslayacak olursak bizde ise yıllık kişi başı kitap okuma oranı 7.2. Bu çok üzücü bir değer olmakla beraber bizlerin okumamasından dolayı gelen yanlış ve bilinçsiz tavırlarımızı net bir şekilde açıklıyor. Size bir oran daha vereyim: “Türkiye Okuma Yeterliliği” sırasında altmış ülkede kırk ikinci sırada. Bu gerçekten büyük bir felaket çünkü okumak ruhun ve beynin gıdasıdır ve okumayan toplumlar çürümeye ve yozlaşmaya mahkumdur. 


Vatanımızı yüceltmek ve onu kalkındırmak istiyorsak ilk yapacağımız iş okumaya başlamak ve okuma alışkanlığı edinmektir. Sizlere okumanın ve büyük bir insan olup adını tarihe yazdırmanın vizyonumuzu ne kadar geliştirdiğini şu örnekle açıklamak isterim: Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün elli yedi yıl gibi kısa bir ömre tam tamına üç bin üç yüz doksan yedi kitap sığdırması kitap okumanın önemi çok net açıklıyor. Büyük ve şanlı liderimizin bu örneğinden yola çıkarak şunları söylemek istiyorum: Kitap okuyalım, kitap okutalım çünkü okumak bir neslin yok olmasının önüne geçen en parlak ışıktır.



Ecren TEMUÇİN

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
GÜVENİLİR GIDA

Güvenilir gıda dediğimiz şey her türlü bozulma ve bulaşmaya yol açan etkenlerden arındırılmış ve tüketime uygun hale getirilmiş gıdadır. Bu gıdalar sağlık açısından bir sakınca oluşturmayan ve besin d

 
 
 
DELİ KIZ

Bizim mahallede deli bir kız var. Kedilerle konuşur, ağaç yapraklarına kilitlenir kalır. Köpeklere sarılan korkusuz bir deli. Yürürken aniden durup etrafı izler ve sonra kendi kendine gülümser. Yürüme

 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page