top of page
Yazılarımız
GÜVENİLİR GIDA
Güvenilir gıda dediğimiz şey her türlü bozulma ve bulaşmaya yol açan etkenlerden arındırılmış ve tüketime uygun hale getirilmiş gıdadır. Bu gıdalar sağlık açısından bir sakınca oluşturmayan ve besin değerini kaybetmemiş gıdalardır. Güvenli gıdayı doğru ayırt edebilmek için bazı riskler önce tanınmalıdır. Bu riskler, fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik risklerdir. Fiziksel riskler; gıda maddelerinde bulunması istenmeyen (taş, toprak, metal, cam, kemik, tahta, saç vb.) yabancı
-
2 gün önce2 dakikada okunur
TARİH ALTIN HARFLERLE YAZDI GÜZEL ANKARA’YI: 13 EKİM ANKARA’NIN BAŞKENT OLUŞU
11 Nisan 1920, halkın iradesine karşı yapılan en büyük saygısızlıktı. Meclis-i Mebusan anayasaya aykırı olarak kapatılmıştı. Kimi milletvekilleri itilaf devletleri tarafından tutuklanıp sürgün edilmişti, kimileri de güç bela Ankara’ya kaçabilmişti. İstanbul güvenli değildi artık. Kurtuluşun merkezi olması için yeni bir yer seçilmeliydi. Meclis yeniden toplanmalı, halkın iradesi sağlanmalıydı. Ankara, güvenliydi. Batı cephesindeki gelişmeler yakından takip edilebiliyordu, çeşi
-
6 gün önce2 dakikada okunur
DELİ KIZ
Bizim mahallede deli bir kız var. Kedilerle konuşur, ağaç yapraklarına kilitlenir kalır. Köpeklere sarılan korkusuz bir deli. Yürürken aniden durup etrafı izler ve sonra kendi kendine gülümser. Yürümesi de yürümek olsa keşke. Yerinde duramıyor ki! Sekiyor, dans ediyor ve gideceği yere kadar hoplayarak gidiyor. Ağzında sürekli bir şarkı ve kıkırdama. Gördüğü herkese de selam veriyor, tanısın tanımasın. Deli kız... Sanırım onu çok seviyorum. Begüm SANCAK
-
7 gün önce1 dakikada okunur
DİLSİZ SIRDAŞLAR
Bir gün bir canla karşılaşırsın sokakta, yalvaran gözlerle bakar sana, kıyamazsın alır evine getirirsin. Temizler, yedirirsin… Gözlerinin içine bakar senin, teşekkür eder defalarca. Ayrılmaz senin yanından, tek gayesi seninle vakit geçirmektir. Her eve dönüşün O’nun için sanki asırlar süren bir Sensizliğin sonudur. Her seferinde bir festival sevinci yaşar sen eve girdiğinde. Artık evin eskisi gibi her an derli toplu ve temiz değildir. Sorumluluklarına bir yenisi daha eklenmiş
-
4 Eki1 dakikada okunur
ANKARA KİTAP FUARI 2025
9 Ekim 2025 tarihinde dergi kulübü arkadaşlarım ve değerli editörümüz Semiha Baysal ile beraber kitap fuarına gittik. Fuardaki amacımız okulumuz Ümitköy Anadolu Lisesinin dergisi olan Ümitliyiz dergisini satmak; aynı zamanda yaptığımız bu büyük, önemli ve güzel işi insanlara göstermekti. Bu amaç doğrultusunda gittiğimiz kitap fuarında öncelikle bize ayrılan standa gittik, standımıza vardığımızda dergilerimizi yerleştirip heyecanla satış yapmaya başladık. Hevesle başladığımız
-
22 Eyl3 dakikada okunur
ÜMİTKÖY ANADOLU LİSESİ 12.SINIF ÖĞRENCİLERİ MEZUN OLUYOR
Rüzgar gibi geçen o güzelim yıllar… 1-Bu yıl üniversite sınavına giriyorsun. Size başarılar dileriz. Çalışmalarınız nasıl gidiyor? Özlem Uyar: Sınav senem inişli çıkışlı geçti, motivasyonumu kaybettiğim zamanlar oldu ama motivasyonumu kazanınca çok çalıştığım zamanlar da oldu. Genel olarak stresli bir yıldı ama arkadaşlarım, ailem ve öğretmenlerim çok destek oldular o yüzden iyi geçti de diyebilirim. Mehmet Efe Öztürk: Sınav senesi gerçekten çok gerilimliydi. Bazen çalışmak i
-
7 Eyl2 dakikada okunur
KENDİ ELLERİYLE KADERİNİ YAZAN MİLLETİN ZAFERİ: 30 AĞUSTOS
Tarih sahnesinde bazı günler vardır ki bir milletin kaderi yeniden yazılır. 30 Ağustos 1922 Türk milleti için işte böyle bir gündür. 30 Ağustos yalnızca askeri bir zafer değil, bağımsızlığını her koşulda koruyacağını tüm dünyaya ilan eden bir iradenin zaferidir. Bir milletin ruhunda açılan yepyeni bir sayfadır. 30 Ağustos sabahı, Kocatepe ’nin sisleri arasından yükselen güneş yalnızca ufuktan değil, Türk milletinin kalbinden de doğdu. Bir milletin kaderini kendi elleriyle yen
-
30 Ağu3 dakikada okunur
TÜR TANIMAYAN BİR DOSTLUK: YAREN LEYLEK’İN HİKÂYESİ
Yaren Leylek, balıkçı Adem Yılmaz ile kurduğu eşsiz dostlukla tanınmaktadır. Her yıl Mart ayında Bursa'nın Karacabey ilçesinin Eskikaraağaç Köyüne göç eden ve altı ay köydeki yuvasında kalan Yaren, 2010'dan beri buraya her gelişinde, Uluabat Gölü'nde balıkçılık yapan Adem Yılmaz'ın sandalında ona eşlik etmektedir. "Yaren" adı, köyün muhtarı tarafından verilmiştir. Muhtar, leyleğin dişi mi erkek mi olduğunu bilmediği için her iki cinse de uygun olsun diye "arkadaş", "dost", "y
-
27 Ağu3 dakikada okunur
DEPREM ÖLDÜRMEZ,TEDBİRSİZLİK ÖLDÜRÜR DEPREMLER İÇİN ALINABİLECEK TEDBİRLER NELERDİR?
Sizlerinde bildiği üzere yaklaşık üç yıl önce ülkemizin yaşadığı Kahramanmaraş depreminde binlerce vatandaş hayatını kaybetti. Dileriz ki ülkemiz böyle bir felaketi bir daha yaşamasın. Depremlerin ne zaman olacağını bilemeyiz fakat depremlere karşı tedbirler alabiliriz. Alabileceğimiz tedbirlere örnek olarak bunlar verilebilir; 1) Düzenli olarak evler kontrol edilmeli. 2) Düzenli olarak tesisat kontrolü yapılmalı. 3) Depreme karşı acil durum planı yapılmalı. 4)Yaşadığımız ka
-
17 Ağu2 dakikada okunur
IŞIĞINI YANSITMAK
“Kendinizi ölü olarak düşünün. Hayatınızı yaşadınız. Şimdi, geriye kalanı alın ve onu düzgün bir şekilde yaşayın. Işığını yansıtmayan şey kendi karanlığını yaratır.” Ünlü Stoacı İmparator Marcus Aurelius’a ait olan bu sözler, birçok anlamda bize bir yol gösterici. Yaşadığımız toplum karanlıktır ve her bir genç ışıktır. Okuyarak, gezerek, ahlaksal anlamda belirli bir olgunluğa erişip tahsillerini terbiyeyle sürdürdüklerinde içlerindeki ışık artar. Fakat maalesef ki toplumdaki
-
10 Ağu2 dakikada okunur
DÜNYA ASTRONOMİ GÜNÜ
İnsanoğlu, varoluşunun ilk anlarından itibaren başını yukarı kaldırmış ve karanlık gökyüzünde parlayan ışıkları anlamlandırmaya çalışmıştır. Adını Yunanca yıldız anlamına gelen aster ile yasa anlamına gelen nomos sözcüklerinden alan astronomi, yani yıldızların yasası, bu merakın bilimsel bir disipline dönüşmüş halidir. Bugün modern bilimin en temel taşlarından biri olan astronomi, evrenin gizemlerini çözmek için binlerce yıldır gelişmeye devam etmektedir. Dünya Astronomi Gün
-
1 Ağu2 dakikada okunur
KALINLAŞAN MÜFREDAT, GÜÇSÜZLEŞEN ÇOCUKLAR
Abdullah YÜKSEL, ODTÜ Fizik bölümü mezunu olup eğitim hayatına güçlü bir akademik temelle başlamıştır. Meslek yaşamının ilk yıllarında çeşitli dershanelerde edindiği on yıllık tecrübesinin ardından 1994 yılında İvme Dershanesini kurarak eğitim alanında kalıcı bir iz bırakmıştır. Bugün Ümitköy ve Kızılay yerleşkesindeki kurslarıyla ayrıca Ümitköy’de faaliyet gösteren anadolu lisesi ile öğrencileriyle doğrudan temasını sürdüren Yüksel, sadece akademik başarıya değil aynı zaman
-
27 Tem4 dakikada okunur
TÜRKİYE’NİN İLK DÜNYA MİRASI: DİVRİĞİ ULU CAMİİ VE DARÜŞŞİFASI
Sivas'ın Divriği ilçesinde bulunan 13. yüzyıl başlarına ait cami ve hastane külliyesi, 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne kaydedilmiştir. Külliye, erken dönem Anadolu İslam mimarisinin etkileyici bir örneğini sunmaktadır. Özellikle iç mekândaki özenli taş kemer yapıları ve caminin taç kapılarındaki ustalıklı taş oymaları, her bir taç kapının motifleri ve taş oymacılığı açısından benzersiz olması, caminin başyapıt olma niteliğini pekiştirmekte ve birden fazla zanaatkâ
-
3 Tem3 dakikada okunur
MANTIĞIN ROLÜ
Neden kendi başına seçim yapmak zorunda kaldığında duraksar insan? Yine hangi birimiz seçimlerimizden şüphe duymayız? İnsanoğlu dünya üzerindeki tartışmasız en zeki varlıktır. Madem öyle; şüphe, paranoya ve kararsızlık gibi duyguların var olma sebebi nedir? Diyelim ki arkadaşınızla hararetli bir tartışmaya kapıldınız ve onunla kavga etmek için can atıyorsunuz. Ama birden içinizde size çok tanıdık gelen bir ses beliriveriyor ve "Yapma." deyiveriyor kendinden emin bir şekilde.
-
26 Haz2 dakikada okunur
AVRUPANIN MİNİ LOUVRE MÜZESİ: MUSEE BONNAT-HELLEU
Musée Bonnat-Helleu, gezdiğim müzeler arasında en çok sevdiğim müzelerden biri oldu diyebilirim. Louvre Müzesi’ni aratmayan bu müzenin önemini anlamak için ilk önce Bayonnelu ressam Léon Bonnat’ı tanımalıyız. Kendisi koskoca bir şehrin ruhu olarak tanımlanır. 1833'te Bayonne'da doğan Léon Bonnat, on dokuzuncu yüzyılın sonlarında en önemli Fransız ressamlarından biriydi. Madrid'de “José de Madrazo y Agudo” ve “Federico de Madrazo” ile resim eğitimi aldıktan sonra, 1854 yılında
-
24 Haz3 dakikada okunur
OKULLARDA MOTİVASYON
Motivasyon, insan yaşamının her alanında ve her zaman, farkına varılmasa dahi var olan bir olgudur. İnsanı belirli amaca yönlendirmek ve bu amaca ulaşmak için devamlılığı sağlamak adına gösterilen çabaların tamamıdır. Geçmişten günümüze insanlar yaşamak ve hayatlarına devam edebilmek için çalışmak ve geçimlerini sağlamak zorundadır. Bu zorunluluklardan dolayı gerek sosyal yaşamlarında gerekse de iş hayatlarında belli bir performansa sahip olmalıdırlar. Çalışma hayatında perfo
-
9 Haz3 dakikada okunur
19 Mayıs ve Bandırma Vapuru
19 Mayıs; Milli Mücadele’nin başlangıç günü, Atatürk’ün Samsun’a çıkışı. Peki, Atatürk’ün doğum günü? O da 19 Mayıs. Atatürk, kendi isteğiyle doğum gününü 19 Mayıs 1881 ilan etmiştir.Türk Milleti’nin özgür olduğu gün o gerçekten doğmuştur. Halk umutsuz; İzmir işgal edilmiş, İtilaf devletleri bütün hırsını kusuyor. Mondros’un 7.maddesiyle vatanın her bir yanı işgale açık hale gelmiş. Mustafa Kemal Paşa Boğaz’a bakıyor ve diyor ki “Geldikleri gibi giderler.” Diyor ki “Umutsuz d
-
18 May2 dakikada okunur
ANNELER GÜNÜ
Anne Ne Demek Selinay TOLAY Anne, demek, yalnızca çağlar öncesinden yankılanan antik bir çığırış, canlılığın devamını ören bir ip yumağının düşüşünden çıkan tok bir vuruş veya nesilleri birbirine bağlayan kordon zincirlerinin süzülüşünden gelen hafif bir uğultu ile açıklanamaz, tüm bunlar anne kavramını izah etmede oldukça yetersiz kalacaktır. Annelik kutsal bir görevdir. Varoluşun getirdiği en sert ve en mucizevi vazifedir. Öyle ki bu fikri kabul etmek bile bir şuur işidir.
-
10 May4 dakikada okunur
KAZANMASI ZOR KAYBETMESİ KOLAY: ÖZGÜVEN
Hep soruyorum kendime “Özgüven ne?” diye. Kazanması bu kadar güç olan bir şeyi kaybetmenin kolaylığı sarsıyor beni. Hayatımıza yerleşmiş, tahtına kurulur gibi düşünce dünyamıza kurulmuş yargılar nasıl olur da bitirir insanın kendine olan güvenini? Anlam veremiyorum. Bir üstün görme ihtiyacı var insanda. Her şeyi doruklarında yaşadığına ikna etme çabasıyla donatılmış bir algı sistemi var hepimizde. Hem kendimizi herkese dünyanın en mutlu, en sevilen insan olarak anlatıyoruz; h
-
4 May2 dakikada okunur
1 MAYIS İŞÇİ VE EMEKÇİLER BAYRAMI
Bütün evrensel bayramların altında derin bir anlam ve hikaye vardır. 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı da bundan nasibini almıştır. Bu gün sadece yürüyüşlerin yapıldığı bir gün değildir. Amerika’da bir grup işçinin başlattığı grev, önce bütün Amerika’ya ardından da bütün dünyaya yayılmıştır. İşçilerin isteği çok nettir: İnsanca çalışmak. Haftada toplam kırk saatten fazla çalışmamak, sebepsiz yere işten çıkarılmamak, iş yerinde zorbalıkla karşılaşmamak gibi temel değerler için
-
1 May2 dakikada okunur
bottom of page
