19 Mayıs ve Bandırma Vapuru
- 18 May
- 2 dakikada okunur
19 Mayıs; Milli Mücadele’nin başlangıç günü, Atatürk’ün Samsun’a çıkışı. Peki, Atatürk’ün doğum günü? O da 19 Mayıs. Atatürk, kendi isteğiyle doğum gününü 19 Mayıs 1881 ilan etmiştir.Türk Milleti’nin özgür
olduğu gün o gerçekten doğmuştur.
Halk umutsuz; İzmir işgal edilmiş, İtilaf devletleri bütün hırsını kusuyor. Mondros’un 7.maddesiyle vatanın her bir yanı işgale açık hale gelmiş. Mustafa Kemal Paşa Boğaz’a bakıyor ve diyor ki “Geldikleri gibi giderler.” Diyor ki “Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu kaybetmedim.” Arkadaşlarıyla Beyoğlu’ndaki evde Milli Mücadele’yi planlıyorlar ve nihayet o gün geliyor. Atatürk, Samsun zorlukları aşarak çıkıyor. Kaçımız bilir 19 Mayıs’ın az daha Atatürk’ün ölüm tarihi olacağını?
“16 Mayıs 1919 günü, Mustafa Kemal Paşa ile beraber Samsun’a gidecek olan kumanda heyeti teşekkül etmiş. Herkes ailesiyle sanki bir daha hiç görüşmeyecekmiş gibi vedalaşmıştır. O günlerde İngilizler de büyük bir hazırlığın içerisindedir. Bu hazırlık kapsamında, Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarını Samsun’a götürecek olan “Bandırma Vapuru”nu Karadeniz’in açıklarında batırma planı da yapılmıştır. Malaya zırhlısı kumandanına, General Harrıngton tarafından son görevi tebliğ edilir; “İçinde Mustafa Kemal’in de bulunduğu Bandırma Vapuru Karadeniz açıklarında hiçbir iz bırakmadan batırılacak…”
Atatürk bir suikasttan kıl payı kurtularak o zorluklar içinde Samsun’a çıkar. Halkı organize eder, onlara saklanan gerçekleri; İzmir’in işgalini, çocukların, hamile kadınların nasıl vahşice katledildiğini anlatır. Artık bir şeyler yapma zamanı gelmiştir.
“Şayet bir gün çaresiz kalırsanız kurtarıcı beklemeyin, kurtarıcı kendiniz olun.”
Atatürk hakkında idam kararı çıkartılır, Atatürk korkmaz. O çok sevdiği askerlik mesleğinden istifa edip “Sine-i millete dönüyorum.” der.
Her 19 Mayıs’ta düşünürüm bunları. Eğer Atatürk Samsun’a çıkmasaydı ne olurdu? Ben Ayvalık doğumluyum. Eğer Atatürk vatanı kurtarmasaydı bilirim doğar doğmaz Yunanlılar tarafından öldürüleceğimi. Atatürk o kongreleri, savaşları yapmasaydı ne halde olacağımızı da bilirim. 19 Mayıs sıradan bir gün değil, her şeyin başlangıcıdır. Bir isyanın, bir fikrin “Ya istiklal ya ölüm”ün doğuşudur. Tüylerimizin diken diken olacağı bayramdır.
19 MAYIS, BİR MİLLETİN KÜLLERİNDEN DOĞUŞUNUN ÖYKÜSÜDÜR!
Tüm okuyucularımızın Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlar. Gazi Atatürk ve silah arkadaşlarına bir kere daha teşekkür ederim.
Bandırma Vapuru
1878 yılında Trocadero ismiyle İskoçya’da inşa edilen ve 1910 yılında Bandırma ismini alan, Mustafa Kemal Paşa’nın 16 Mayıs tarihinde başlayan Anadolu yolculuğunda kendisi ve karargâhını taşıması nedeniyle tarihe mal olmuş gemidir.
İskoçya’nın Glasgow şehri yakınlarında bulunan Paisley kasabasındaki Phoenix Works tersanesinde, Hugh MacIntyre&Co şirketi tarafından inşa edilmiştir. Buhar motoruyla çalışan ve 192 ton ağırlığındaki geminin uzunluğu (tûlu) 47.97 metre (157.4 kadem), genişliği (arzı) 9.11 metre (29.9 kadem) ve derinliği (umku) ise 6.46 metre (21.2 kadem) ölçülerindeydi. Birinci mevki kamarasında 20, ikinci mevki kamarasında ise 16 yatak mevcuttu.
Yunan bandırasına geçen geminin ismi Yunanca ‘dalga’ demek olan Kymi’ye çevrildi. 1894 yılında Osmanlı idaresine geçti ve önce Panderma, sonrasında ise Bandırma ismini aldı. Bu esnada posta hizmeti için kullanıldı. 1923 yılında yeni Türk devletinin kurulmasıyla birlikte Türk Seyrisefain İdaresi tarafından devralındı. 1925 yılına dek posta hizmetinde kullanılan gemi, bu tarihte motorunun ciddi bir arıza yapması nedeniyle Seyrisefain İdare Meclisi’nin 5 Kasım 1925 tarihli ve 355 sayılı kararı uyarınca enkaz halinde Balat’ta faaliyet gösteren gemi sökümcüsü İlhami Bey’e satıldı ve parçalandı.
Aslına uygun olarak replikası yapıldı ve müzeye çevrildi.
Oğuzhan Emir SARIKAYA


Yorumlar