IŞIĞINI YANSITMAK
- 10 Ağu
- 2 dakikada okunur
“Kendinizi ölü olarak düşünün. Hayatınızı yaşadınız. Şimdi, geriye kalanı alın ve onu düzgün bir şekilde yaşayın. Işığını yansıtmayan şey kendi karanlığını yaratır.”
Ünlü Stoacı İmparator Marcus Aurelius’a ait olan bu sözler, birçok anlamda bize bir yol gösterici. Yaşadığımız toplum karanlıktır ve her bir genç ışıktır. Okuyarak, gezerek, ahlaksal anlamda belirli bir olgunluğa erişip tahsillerini terbiyeyle sürdürdüklerinde içlerindeki ışık artar. Fakat maalesef ki toplumdaki çoğu genç, içindeki ışığı büyütmez ve bu ufak kalan ışık; karanlığı aydınlatmaya, bir kıvılcım olmaya yetemez.
Bazı durumlarda da birtakım okumuş aydın gençlerimiz, kabul görmek uğruna karanlığı kabul eder. Unutmayalım ki ışık, karanlığı aydınlatırken kendinden bir şey kaybetmez fakat eğer ki karanlıkla boğulursa kendini yitirir. Maalesef ki bazıları karanlığı aydınlığa boğup çevresine ışık saçacağına karanlığın ona nüfuz etmesine izin verip içindeki ışığını yitiriyor.
Kendimizi insanlardan soyutlamayalım ki toplumdan uzaklaşmayalım. Etrafımızdaki insan örneği ne olursa olsun onlarla beraber büyümeye devam edelim fakat o örnekler olumsuz ise onlarla aynı kanıda olmayalım. Çünkü bazen çevremizi seçemeyiz fakat onlara vereceğimiz tepkileri seçebiliriz. Karanlığın içindeki aydınlık olursak onlardan etkilenmeyiz, öbürleri bizden etkilenir. Giderek o karanlık düşünceleri aydınlık düşüncelere çeviririz. İnsanlar bildikçe bilinçlenir ve terbiye düzeyleri artar. Öncesinde onları bilmemekle suçlayamayız, bir insandan ya da bir insan grubundan memnun değilsek ya onları değiştiririz ya da bunu yapamıyorsak onlara katlanırız.
İnsan, insana fayda getirmeli. Karşıdakinin hayatına biraz da olsa değişiklik katıp unutamayacağı güzel anılar kazandırmak bizim elimizde. İnsanların hayatlarına dokunmalıyız. Birilerine örnek olalım, bir dostumuzun korkusunu yenmesinde yardımcı olalım, bir başkasının kültürlenmesinde ona önayak olalım, çevrenin temizlenmesinde, hayvanların karnının doymasında gönüllü olalım.
Kısacası karanlıklara karşı bir ışık gibi olun ki dünyamız aydınlığa gömülsün. Eğer ki fazla bilginiz, yeteneğiniz, azminiz, ışığınız içinizde kalırsa sizi yakar. Kendinize zarar verirsiniz ve içten yanarsınız. Bu yangının ardından da sadece karanlık kalır. Işığını yansıtmayan şey kendi karanlığını yaratmış olur. Her birimiz bir ışıkla doğarız ve bu ışığın gücünü arttırmak, onu başkalarına da faydası olacak şekilde kullanmak bizim elimizdedir. Bu sorumluluğun bilinciyle yaşarsak dünyaya, topluma ve en başta da kendimize daha yararlı bireyler olabiliriz…
Bir liseli olarak Marcus Aurelius’un Kendime Düşünceler kitabını okumayı uzun süredir istiyordum ve sonunda nasip oldu. Okuduğum en güzel kitaplardan bir tanesiydi. Kitabı bitirişimle beraber aklıma Marcus ile tanışma anım geldi. Antalya Nekropol Müzesi’ne gittiğimde tanışmıştım onun sözleriyle. Beni çok etkilemişlerdi. Şimdi de onun müzede gördüğüm ve hayatıma etkisi büyük olan bu sözünü kendime göre yorumladım.
Tüm okuyucularımıza aydınlık bir hayat diliyorum!
Oğuzhan Emir SARIKAYA


Güzel bir yazı kitabı listeme ekledim.