top of page
ÜMİTLİYİZ DERGİSİ (3).jpg

TÜR TANIMAYAN BİR DOSTLUK: YAREN LEYLEK’İN HİKÂYESİ

  • 3 gün önce
  • 3 dakikada okunur


Yaren Leylek, balıkçı Adem Yılmaz ile kurduğu eşsiz dostlukla tanınmaktadır. Her yıl Mart ayında Bursa'nın Karacabey ilçesinin Eskikaraağaç Köyüne göç eden ve altı ay köydeki yuvasında kalan Yaren, 2010'dan beri buraya her gelişinde, Uluabat Gölü'nde balıkçılık yapan Adem Yılmaz'ın sandalında ona eşlik etmektedir.


"Yaren" adı, köyün muhtarı tarafından verilmiştir. Muhtar, leyleğin dişi mi erkek mi olduğunu bilmediği için her iki cinse de uygun olsun diye "arkadaş", "dost", "yoldaş" anlamlarına gelen Yaren ismini koymuştur. Sonradan Yaren Leylek’in erkek olduğu öğrenilmiştir.


Emekli olunca Eskikaraağaç Köyü’ne taşınıp geçimini balıkçılıkla karşılamaya başlayan Adem Amca, genellikle sabah ezanından sonra sandalına binerek balığa çıktığını söylemiş, Mart 2010'da bir sabah erken vakitte sandalına konan bir leyleğe, yakaladığı balıklardan vermesiyle dostluklarının başladığını ifade etmiştir. Adem Amca, sandalını veya rengini değiştirse bile Yaren’in onun sandalına geldiğini ve “30 tane leyleğin içinde olsa bile tanırım onu; çünkü hissediyorum, bir sevgi bağı var aramızda,” diyerek Yaren’i tanıyabileceğini belirtiyor. 


Yaren Leylek ve Adem Amca’nın hikâyesini bizlere ulaştıran ise doğa fotoğrafçısı Alper Tüydeş oldu. 2016 yılında bu güzel dostluğu ilk kez fotoğraflayan Tüydeş, her sene Adem Amca ile Yaren’in buluşmalarını bizlere aktarmaya devam ediyor. Aynı zamanda bu ikilinin dostluklarını, “Adem Amca akşamüstü hemen ağlarını göle attı. Yaren için balık yakaladı. Normalde leyleklerin gelişine bir iki hafta var ancak Yaren Leylek sanırım bu köyün maskotu olduğunu biliyor ve her yıl zaman kaybetmeden köye ilk gelen leylek oluyor.” sözleriyle bizlere başka bir pencereden sunuyor.


Adem Amca ilk başlarda Yaren’in geri dönmeyeceğini düşünüyordu ama yıllar geçtikçe yanıldığını anladı ve şu sözlerle aralarındaki bağın ne kadar güçlü olduğunu bizlere gösterdi: “Ben yaşadığım sürece beni ziyaret etmeye devam edeceğine eminim.” Ayrıca leyleklerin güçlü hafızalara sahip oldukları bilinmektedir. Bu da, neden Yaren’in her yıl Adem Amca’yı ziyaret edip sandalına konduğunu ve onu tanıdığını açıklar niteliktedir. Adem Amca, Yaren’e ithafen sandalına onun adını koymuştur.


Bu sıra dışı dostluk öyküsünün yayılması, Eskikaraağaç Köyü’nün sade bir yerleşim yerinden turistik bir noktaya dönüşmesinde önemli rol oynamıştır. Köye Yaren'i görmek üzere gelen ziyaretçiler için gölde balıkçı sandalları ile turlar düzenlense de, sandalda Adem Amca'dan başkası bulunduğunda Yaren'in sandala gelmediği gözlenmiştir. 


Karaağaç köyü 2011 yılında Avrupa Tabiat Mirası Vakfı tarafından “Avrupa Leylek Köyü” seçildi. Ülkemizin birçok farklı konumunda leylekler görülse de her yıl baharın gelmesiyle birlikte en çok Eskikaraağaç'ı tercih ediyorlar. Köye yerleşen leylekler havalar soğuyana kadar burada kalıyor. Haliyle köy halkı da leylekler konusunda son derece hassas. Leylek dostlarına sahip çıkan köy halkı, onların binlerce kilometre uzağa gittiği ve bu arada geride bıraktığı yuvalarını koruma altına alıyor. Köyün muhtarı Rıdvan Çetin, 1980'lerde yapılan sayımda 41 aktif yuvanın bulunduğunu, bunun da yavrular hariç 82 leylek olduğu anlamına geldiğini söyledi. Fakat değişen iklim ve doğa koşulları sebebiyle maalesef artık köyde Yaren'in yuvası da dahil olmak üzere sadece 4 aktif yuva bulunuyor. Köyde bu kadar az leylek olması, köy sakinlerine göre Yaren ve eşi Nazlı’yı daha da kıymetli kılıyor.


Yaren'in gördüğü ilgi üzerine o ve eşi Nazlı'nın internet kullanıcıları tarafından 7 gün 24 saat canlı izlenebilmesi için Karacabey Belediyesi tarafından yuvalarına yakın bir yere kamera yerleştirildi ve belediye tarafından oluşturulan bir internet sitesi aracılığıyla canlı yayın yapılmaya başlandı. Yaren ile balıkçı Adem Yılmaz'ın öyküsü, 2019'daki belgeselin ardından 2023'te bir macera çocuk filmine,  birçok yabancı ve yerli haberlere ve Yunanistan’da kaleme alınan bir kitaba konu olmuştur. 


Bu dostluk, sevginin tür tanımadığını ve basit bir kelimeden fazlası olduğunu bizlere gösteriyor. Ayrıca aralarındaki bu bağ, insan ve doğanın uyum içerisinde yaşayabileceğine olan inancımızı da artırıyor.



KAYNAKÇA: Hubbard, B. , 31.03.2024, “An Enchanting Bond Forged by Time, and Fish”, New York Times




Neris GÖRKEM

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
IŞIĞINI YANSITMAK

“Kendinizi ölü olarak düşünün. Hayatınızı yaşadınız. Şimdi, geriye kalanı alın ve onu düzgün bir şekilde yaşayın. Işığını yansıtmayan şey kendi karanlığını yaratır.” Ünlü Stoacı İmparator Marcus Aurel

 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page