AVRUPANIN MİNİ LOUVRE MÜZESİ: MUSEE BONNAT-HELLEU
- 24 Haz
- 3 dakikada okunur
Musée Bonnat-Helleu, gezdiğim müzeler arasında en çok sevdiğim müzelerden biri oldu diyebilirim. Louvre Müzesi’ni aratmayan bu müzenin önemini anlamak için ilk önce Bayonnelu ressam Léon Bonnat’ı tanımalıyız. Kendisi koskoca bir şehrin ruhu olarak tanımlanır.
1833'te Bayonne'da doğan Léon Bonnat, on dokuzuncu yüzyılın sonlarında en önemli Fransız ressamlarından biriydi. Madrid'de “José de Madrazo y Agudo” ve “Federico de Madrazo” ile resim eğitimi aldıktan sonra, 1854 yılında Paris'te kariyerine başladı. Lazarus'un Dirilişi adlı eseriyle 1857'de Prix de Rome'da ikincilik ödülünü kazandı.
Başlangıçta büyük ölçekli dini ve dekoratif kompozisyonlarının yanı sıra İtalyan ve Oryantalist tür sahneleriyle tanınan sanatçı, portreleriyle eleştirmenlerden ve halktan büyük beğeni topladı. Ayrıca bir dönem öğretmenlik yaptı ve daha sonra Paris'teki Ecole des Beaux-Arts'ın müdürlüğünü üstlendi. Ünlü bir sanat koleksiyoncusu olan sanatçı, yaşamı boyunca Michelangelo, Raphael, Rembrandt gibi sanatçıların eskiz çizimlerinin yanı sıra resim ve bronz heykellerden oluşan görkemli bir koleksiyon oluşturdu.
1891'de Léon Bonnat, Antik Çağ'dan on dokuzuncu yüzyıla uzanan bir dönemi kapsayan -bin sekiz yüz çizimiyle beraber- eserlerinin büyük bir bölümünü Bayonne şehrine miras bıraktı. Genç arkadaşı Antonin Personnaz da aynı yolu izleyerek özellikle Empresyonist akımdan olmak üzere daha çağdaş eserler bağışladı.
Koleksiyonu barındıracak bir binaya ihtiyaç vardı: Mimar Charles Planckaert, binayı 1896 ile 1901 yılları arasında inşa etti ve açılışı yapıldı. Başlangıçta müze, kütüphane ve arşiv olarak hizmet verdi. Bina ancak 1976'da tamamen müze olarak kullanılmaya başlandı. 2011 yılında, ressam ve gravürcü Paul Helleu'nun kızının vasiyeti üzerine sanatçının eserlerinin en büyük koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapmaya başlamasıyla adı Musée Bonnat-Helleu, Musée des Beaux-Arts de Bayonne olarak değiştirildi.
Bonnat-Helleu Müzesi; resimler, çizimler, heykeller, sanat eserleri ve arkeolojik objelerden oluşan olağanüstü bir koleksiyon sunmaktadır.
Müze, Avrupa’nın en büyük sanatçılarının eserlerine ev sahipliği yapmaktadır: Rubens, Van Dyck, El Greco, Goya, Ingres, Delacroix, Géricault, Degas, Barye, Bonnat, Helleu… Grafik sanatları bölümünde ise üç bin beş yüzden fazla olağanüstü çizim bulunmaktadır: Leonardo da Vinci, Michelangelo, Raphael, Dürer, Rubens, Rembrandt, Poussin, Watteau…
Şehrin satın alımları, ayrıca önemli bağışlar ve vasiyetleri (Bonnat 1922, Personnaz 1937, Petithory 1992, Howard-Johnston 1989 ve 2010) sayesinde koleksiyon şu anda yaklaşık yedi bin esere ulaşmıştır.
İşte birkaç simgesel eser: Edgar Degas'ın Portresi de Léon Bonnat, Henri Zo'nun Triptyque bayonnais’i, Théodore Géricault'un Portre du teğmen Dieudonné’si, Michelangelo’nun Adam et Ève'si veya El Greco'nun Portre du duc de Benavente’si.
İzlenimlerim:
Bu müzeyi ziyaret edebildiğim için oldukça şanslıyım. Okulumla beraber gittiğim Erasmus TAT projesi kapsamında gezme amaçlı Bayonne da gelmiştik. Sürem çok azdı fakat kararlılıkla bu müzeye girdim. Daha dışından beni oraya çeken bir şeyler vardı ve burası tüm Erasmus boyunca en çok sevdiğim yer oldu diyebilirim. Bonnat’ın oldukça geniş bir koleksiyonu var ve kendisinin bir Michelangelo hayranı olduğu biliniyor. Beni içerideki “Adem’in Yaratılışı” freskinin bir kopyası çok etkilemişti. Keza bu freske ve hikâyesine ben de hayranım. Ayrıca Pompei yakınlarında bir Roma villasından alınan ve normalde Louvre Müzesi mülkiyetinde olmasına rağmen Musée Bonnat-Helleu’da sergilenen Pan maskesi freski de çok güzeldi. Binanın mimarisi beni kendine hayran bıraktı. Mozaiklerle döşeli olan girişi ve fresklerle kaplı sergi odaları çok güzeldi. Aynı şekilde daha önce görmediğim dini sahneleri anlatan duvar halılarını da burada görme şansım oldu. Üst katlara çıktıkça başka bir sürü güzel eserle karşılaştım. Özellikle bir katta tabloların yan yana ve alt alta yerleştirilmesiyle oluşturulan görsel şölen muazzamdı. Müze, ikona örnekleri bakımından da oldukça zengindi. Her bir eser kendi hikâyesini barındırıyordu…
Bir gün yolunuz Bayonne’a, bu tatlı şehre düşerse bu müzeye uğramayı unutmayın. Ayrıca UNESCO Dünya Mirası olan Bayonne Katedrali’ne ve Bask Müzesi’ne de uğrayabilirsiniz. Bayonne Katedrali iç mimarisiyle, freskleri ve vitraylarıyla bir harika. Bask Müzesi ise duvar halıları ve tablolarıyla oldukça güzel fakat kötü yanı İngilizce açıklamaların bulunmuyor oluşu. Bask Müzesi ve Musée Bonnat-Helleu birbirine oldukça yakın bir mesafede bulunuyor.(beş yüz metre) Bu ikisini birleştirip beraber ziyaret edebilirsiniz. Ve son olarak Bayonne’un enfes çikolatalarını denemeyi unutmayın!
KAYNAKÇA
Ville de Bayonne
Visit Bayonne
Musée Bonnat-Helleu,Müze Broşürü, 2026
Oğuzhan Emir SARIKAYA


Yorumlar