top of page
ÜMİTLİYİZ DERGİSİ (3).jpg

TÜRKİYE’NİN İLK DÜNYA MİRASI: DİVRİĞİ ULU CAMİİ VE DARÜŞŞİFASI

  • 3 Tem
  • 3 dakikada okunur

 Sivas'ın Divriği ilçesinde bulunan 13. yüzyıl başlarına ait cami ve hastane külliyesi, 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne kaydedilmiştir. Külliye, erken dönem Anadolu İslam mimarisinin etkileyici bir örneğini sunmaktadır. Özellikle iç mekândaki özenli taş kemer yapıları ve caminin taç kapılarındaki ustalıklı taş oymaları, her bir taç kapının motifleri ve taş oymacılığı açısından benzersiz olması, caminin başyapıt olma niteliğini pekiştirmekte ve birden fazla zanaatkârın elinden çıktığına işaret etmektedir. Taç kapıların yanı sıra, sütunların tüm kaideleri, şaftları ve başlıkları ile kubbe ve kemerlerin iç yüzeyi farklı ve kendilerine özgü bir tarzda işlenmiştir. Dini külliyeye hastanenin de dâhil edilmesi, bölgedeki mekân inşa etme kültürünü ortaya koyarken avlu ya da sütunların bulunmaması gibi alışılmadık özellikleri de camiyi Selçuklu mimarisinin sıra dışı bir örneği haline getirmektedir. 

Cami 1228–29 yıllarında Mengücek Beyi Ahmed Şah tarafından; Darüşşifa ise aynı tarihte,

Ahmed Şah'ın eşi ve Erzincan Beyi Fahreddin Behramşah'ın kızı olan Turan Melek tarafından Ahlatlı Muğis oğlu Hürrem Şah adlı bir mimara yaptırılmıştır. 


Harim mihraba dik beş sahından (duvarlı avlu) oluşur. Orta sahın diğerlerinden geniştir. Burada yer alan dilimli mihrap önü kubbesi dıştan kümbete benzeyen piramit bir örtü ile örtülmüş ve dışarıdan da camiye hâkim bir hale getirilmiştir. Orta sahında bir ışıklık yer alır. Işıklık kubbesine geçişte yelpaze biçimli Türk üçgenleri kullanılmıştır. Camide sahınların hepsi birbirinden farklı yıldız tonozlarla örtülmüştür. Bu camide hem Selçukluların avlulu plan tipi, hem de Emevi plan tipini bir arada görmek mümkündür.

Plan tipi ve süsleme olarak benzeri olmayan bir eserdir. Aralarında üslup birliği olmayan üç portalin (kapı) süslemeleri birbirinden farklıdır. İki başlı kartal motifini de içeren süslemeler son derece taşkın ve barok karakterlidir. Batı portalinde Alaeddin Keykubad’ın arması olan çift başlı kartal ile Ahmet Şah’ın arması doğan motifi bulunur.


Bugün kirişleme izleri kalmış olan ahşap hünkâr mahfili Anadolu’daki en erken örneklerden biridir. Abanoz ağacından minber, kabartma sülüs yazı kuşakları ve yıldız motifleri büyük bir özenle yapılmıştır. Yapının taşkın barok karakterli ve iri palmetlerle bezeli mihrabı da önemli bölümlerindendir. Caminin doğu cephesindeki pencerenin (özgününde bey mahfili kapısının) üzerinde Ahlatlı nakkaş Ahmed, minberde Tiflisli İbrahim oğlu Ahmed ve hattat Mehmed, caminin güney duvarındaki ayet şeridi üzerinde Mehmed oğlu Ahmed’in adları yazılıdır. Divriği Ulu Cami ve DarüşşifasıSelçuklu dönemi içinde küçük sayılabilecek yapı topluluklarından biri olmasına karşın, altı sanatçısı ile dikkat çekicidir. Bu bağlamda yapı topluluğu, Selçukluların yanı sıra Mengücekli çevresinde de ekip çalışmasının ve toplam kalite anlayışının varlığını gösteren önemli bir örnektir. 


Caminin giriş kapısına ikindi güneşi düştüğü zaman gölgelerden oluşmuş, ayakta duran, yandan bir erkek silüeti belirir. Bu silüetin önünde dikdörtgene benzer bir gölge daha vardır. Bu gölgelerin Kur'an okuyan ve namaz kılan bir adam olduğuna inanılır. 


Darüşşifanın içinde ses kanatçıkları vardır. Bunlar yaklaşık 800 yıl önce bu caminin akustiğini sağlıyordu. İçeride akıl hastalıkları tedavi edilirmiş ve hastaların üst kata çıkıp doktorları rahatsız etmemesi için merdivenleri dar yapılmış.


Evliya Çelebi bu eser için şöyle demiştir: "Üstad, mermer bu camiye öyle emek sarf edip, kapı ve duvarları öyle nakış bukalemun eylemiş ki, methinde diller kısır, kalem kırıktır."


İzlenimlerim

Böyle bir şaheseri gezmek olağanüstü bir şeydi. Burayı görmeden ölmeyin! Divriği’ye gitmesi artık çok kolay! Sivas’ta olan raybüs sistemiyle tüm bir şehri araçsız gezebilirsiniz. Sivas’tan kalkan ve makul bir ücrette olan trenler, sizi günübirlik Divriği’ye götürüp getiriyor. Sivas merkeze 155 km olan Divriği için araç kiralamanıza gerek yok. Mesela biz sabah yedi trenine binip akşam altı treniyle de dönmüştük. Üstüne üstlük bu trenlere bilet bulması da kolay. Yani bu yere demiryollarını kullanarak rahatlıkla ulaşabilirsiniz.


Mayıs ve eylül ayları arasında saat 15:30 ve 16:00 gibi sırasıyla Kur’an okuyan adam ve namaz kılan adam gölgesi oluşuyor. Bu gölgeler Batı Kapısı’nda oluşuyor. Ayrıca temmuz ile ağustos ayları arasında da sabah yedide Cennet Kapısı’nda kirpiklerine kadar görülebilen namaz kılan kadın görüntüsü oluşuyor.


Şah Kapı

Caminin doğu kısmında yer alan Şah Kapısı, Ahmet Şah’ın ibadet için camiye girişte kullandığı kapıdır. Klasik Selçuklu üslubunda, mütevazı bir görünüme sahiptir. Kapının insan boyundan küçük yapılmasındaki amacı, tevazu ve kulun bilincini yansıtmak, Şah’ın yalnız Allah’ın huzurunda eğileceğini vurgulamak içindir.


Cennet Kapısı

Ulu Cami’nin kuzey kapısı, üzerindeki cennet tasviri içeren motifler nedeniyle Cennet Kapısı olarak anılmaktadır. Kapının üzerinde Selçuklularda ebediyeti simgeleyen hayat ağacı motifleri ve sonsuzluğu ifade eden rozetler bulunmaktadır. Batı Kapısı’nda olduğu gibi yılın belli vakitleri üzerinde gölgeler oluşmaktadır.


Batı Kapısı

Divriği Ulu Cami’nin batı kapısı bir kilim ve danteli anımsatan ince taş işlemeciliğiyle “Tekstil Kapı” olarak da bilinmektedir. Kapının orta kısmında Allah’ın birliğini simgeleyen lale motifleri bulunmaktadır. Namaz kılan ve Kur’an okuyan adam gölgeleri bu kapıda oluşur.


Taç Kapısı

Darüşşifanın kapısı olan Taç Kapı, motiflerinde birçok anlam saklar. Kapının en üstündeki beş köşeli yirmi iki yıldız, şahın Peygamber efendimizden yirmi iki kuşak sonraki bağını simgeler. Sağında ve solunda yer alan altı köşeli yıldızlar “Süleyman Mührü” olarak nitelendirilir. Ayrıca yapıda dengede olup olmadığını gösteren bir denge sütunu da bulunmaktadır ama depremler sonucunda dönme işlevini kaybetmiştir.


KAYNAKÇA

Doğan Kuban, Divriği Mucizesi, Yapı Kredi Yayınları

Mustafa Akgül,İbrahim Subaşı,Seda Şenol, Divriği Tanıtım Günleri, Sivas Platformu



Oğuzhan Emir SARIKAYA

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
MANTIĞIN ROLÜ 

Neden kendi başına seçim yapmak zorunda kaldığında duraksar insan? Yine hangi birimiz seçimlerimizden şüphe duymayız? İnsanoğlu dünya üzerindeki tartışmasız en zeki varlıktır. Madem öyle; şüphe, paran

 
 
 
AVRUPANIN MİNİ LOUVRE MÜZESİ: MUSEE BONNAT-HELLEU

Musée Bonnat-Helleu, gezdiğim müzeler arasında en çok sevdiğim müzelerden biri oldu diyebilirim. Louvre Müzesi’ni aratmayan bu müzenin önemini anlamak için ilk önce Bayonnelu ressam Léon Bonnat’ı tanı

 
 
 
OKULLARDA MOTİVASYON

Motivasyon, insan yaşamının her alanında ve her zaman, farkına varılmasa dahi var olan bir olgudur. İnsanı belirli amaca yönlendirmek ve bu amaca ulaşmak için devamlılığı sağlamak adına gösterilen çab

 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page