DÜNYA SU GÜNÜ’NÜN ANLAM VE ÖNEMİ
- 26 Mar
- 3 dakikada okunur
Su, doğa ve insan yaşamı için vazgeçilmez kaynaklardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Canlı yaşamı için yerine başka bir şeyin konması, üretilmesi mümkün değildir. İnsan vücudunun yüzde 50 ile yüzde 65’i sudan oluşmaktadır. Dünya’nın yüzde 70.9’u sularla kaplı ve mevcut su miktarı yaklaşık 1.400 milyon km3tür. Bunun yüzde 97’si tuzlu sudur. Yüzde 2.7’si ise tatlı sudur. Tatlı su varlığının yüzde 68.9’u kutuplarda ve yüksek bölgelerde donmuş olarak, yüzde 30.8’i ise toprak nemi ve yer altı suyu olarak bulunmaktadır. İnsanlığın kullanabileceği göl, ırmak, dere gibi tatlı su kaynaklarının yüzdesi ise sadece yüzde 0.3’tür.
Su, büyük ölçüde yaşamı, küçük ölçüde ise ekonominin döngü dinamiğini etkileyen en önemli unsurdur. Tarım başta olmak üzere elektrik üretimi ve endüstriyel faaliyetlerin varlığı ve sürdürülebilirliği de suya bağlıdır. Diğer bir deyişle su, toplumların kalkınma ve güvenliği için de kritik öneme sahiptir. Su, kimi zaman medeniyetin kurulmasında anahtar bir rol üstlenirken kimi zaman da medeniyetin gelişmesinde ve ilerlemesinde de itici bir güç olmuştur. Su kaynaklarına sahip olmak, su kaynaklarını kontrol altında tutmak ve yönetmek hemen hemen tüm medeniyetlerin ortak paydası olmuştur.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 22 Mart 1993 tarihinde kabul edilen bir karar ile “22 Mart Dünya Su Günü” ilan edilmiştir. Suyun önemine dikkat çekmek, diğer insanları bilgilendirmek, su sorunları üzerine farkındalık yaratmak ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini savunmak için her yıl 22 Mart, “Dünya Su Günü” olarak kutlanmaktadır. Birleşmiş Milletler Dünya Su Konseyi (UNCWW) adına UNESCO’nun Dünya Su Geliştirme Programı (WWAP) tarafından dünya üzerinde sürdürülebilir su politikalarını oluşturmak ve uygulamak amacıyla her yıl Dünya Su Günü’nde yeni bir “Dünya Su Kalkınma Raporu” hazırlanıp yayınlanmaktadır. Ayrıca bu rapor, Dünya Su Günü için yıllık tema belirlemekte söz konusu rapor, belirlenen temanın odak noktasıyla uyumlu olarak hazırlanmaktadır. 2025 yılı için belirlenen tema “Buzulların Korunması” iken 2026 yılı için belirlenen tema ise “Yeraltı Suyunu Görünür Yapmak” olmuştur.
Dünyada kişi başına su tüketimi yılda ortalama 800 m3 civarındadır. Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 20’sine karşılık gelen 1.4 milyar insan yeterli içme suyundan yoksun olup, 2.3 milyar kişi sağlıklı suya ulaşamamaktadır. Dünya Sağlık Örgütüne (WHO) göre insanların temel kullanım ve temizlik ihtiyacını karşılayabilmek için günde yaklaşık 22 litre suya ihtiyaç vardır. Türkiye’de toplam kullanılabilir su miktarı ise 112 milyar m3tür. Türkiye’de bir yılda kişi başına düşen tatlı su miktarı yaklaşık 1.566 m3tür. Ayrıca Türkiye’de tüketilen suyun yüzde 72’si sulamada, yüzde 11’i sanayide, yüzde 16’sı ise içme ve kişisel kullanımda kullanılmaktadır. Ülkemizin, bir yılda kişi başına düşen tatlı su miktarı dikkate alındığında, su zengini bir ülke olmadığımız anlaşılmaktadır. Aynı zamanda su fakiri sınıfına da girmememizle birlikte, su kaynaklarımızı israf etmeden, planlı şekilde kullanmak mecburiyetinde olduğumuz açıkça ortadadır.
Birleşmiş Milletler Dünya Su Konseyi (UNCWW), Dünya Kaynakları Enstitüsü (IWR) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) gibi kuruluşlar 1950’lerde yalnızca birkaç ülke su sorunu yaşarken 1990’larda 300 milyon insanın yaşadığı 26 ülkede susuzluk çekildiğine, 2050 yılında ise dünya nüfusunun 2/3’ünün yaşayacağı 66 ülkede, şiddetli su sıkıntısının görüleceğini belirterek yaşanacak küresel su krizine dikkat çekmektedirler. Diğer bir değişle dünya nüfusunun 2050 yılında 12 milyarı aşacağı tahmin edilmektedir. Bu oranda gerçekleşecek nüfus artışı karşısında miktarca sınırlı olan su kaynakları üzerinde önemli bir baskı oluşturacağı çok açıktır. Bu duruma bir de yaşadığımız iklim değişimi ve kuraklık tehlikesi de eklenince, gelecekte su sorununun çok daha ciddi bir hal alacağı ortadadır. Diğer yandan yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının bilinçsizce kullanımının yanında özellikle kimyasal kirleticiler ile kirletilmesi su kalitesinde önemli bozulmalar meydana getirmektedir. Bu durum temiz su kaynaklarının nitelik ve niceliği üzerindeki olumsuz etkiler ortaya çıkarırken su kaynaklarının bilinçsizce kirletilmesi üzerinde ciddiyetle durulması gereken diğer önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır.
Su; ailemiz, kültürümüz, sağlığımız, eğitimimiz, ekonomimiz ve doğal çevremizin için son derece önemli bir değere sahiptir. Bu değerlerden herhangi birinin göz ardı edilmesi, bu sınırlı, yeri doldurulamaz kaynağın yanlış yönetilmesi riskinin ortaya çıkmasına ve bu durumda çözümü zor sorunlara sebep olacaktır. Su başta olmak üzere doğal kaynaklarımızı verimli etkin ve sürdürülebilir kaynak kullanımı göz önüne alarak koruma-kullanma ilkeleri çerçevesinde korumamız ve kullanmamız gerektiğini unutmamalıyız.
Kaynaklar
Akın İ., 2021. Su, Toprak ve İklim Değişikliğinin Güvenli Gıdanın Sürdürülebilirliği Üzerine Etkileri ve Bazı Tespitler, Rahva Teknik ve Sosyal Araştırmalar Dergisi, 2021 Cilt: 1 Sayı: 1, 13 – 23.
Anonim, 2024. Dünya Su Günü. https://www.oss.org.tr/uploads/sections/0588883a-ae8f-474d-9f0f-4a871908297f_dunya-su-gunu..pdf Erişim Tarihi: 18.01.2026
Koçak K., 2024. Dünya Su Günü’nün Artan Anlam ve Önemi. Meteoroloji Mühendisleri Odası Hidroloji Komisyonu Raporu, https://meteorolojimuh.org.tr/wp-content/uploads/2024/09/dunya-su-gunu.pdf Erişim Tarihi: 16.01.2026
Karahan O., 2025. Türkiye’nin Ulusal ve Uluslararasi Su Politikasi, Sosyologca, Sayı: 29. (2025), s. 229-247.
Anonim, 2026. Dünya Su Gününde; “Suyun Değeri”. https://topraginadami.com/dunya-su-gununde-suyun-degeri-2/. Erişim tarihi: 14.01.2026
Kozanlı G., 2026. 22 Mart Dünya Su Günü ve Su Yönetimi. https://api2.gidamo.org.tr/uploads/portal/resimler/ekler/183c062aac5701e_ek.pdf. Erişim Tarihi: 16.01.2026
Anonim, 2026. Toprak ve Su Kaynakları, https://www.dsi.gov.tr/Sayfa/Detay/754, Erişim Tarihi: 17.01.2026
Anonim, 2026. Su. Çevre Şehircilik ve İlkim Değişikliği Bakananlığı, https://webdosya.csb.gov.tr/db/bolu/icerikler/su-20180222083149.pdf, Erişim Tarihi: 18.01.2026
Ayşe Meva GÜNBEY


Yorumlar