top of page
ÜMİTLİYİZ DERGİSİ (3).jpg

UMUDUN FİLMİ

  • 18 Mar
  • 2 dakikada okunur


Çanakkale... Daracık bir siperin gözünden neler ifade edebilir, işte bunu öğrenmek kan dondurucu olabilir. Ne var ki bu siperde düşmanın üzerine kükreyecek yiğitler için korkuya yer yoktu. Bu yiğitlerin en gençlerinden biri olan Salih, yüreğinde durmak bilmeyen bir baskıyla sipere yapışmış, yüzü toz toprak içinde sürekli koşturup duruyordu. Mühimmatı sipere taşıyor, kulaklarının çınlamasına aldırış etmeden sürekli hareket ediyordu. En sonunda siperin öbür ucuna varmıştı. Mühimmat desteği yetersiz olmasına rağmen herkes elinden geleni yapıyordu. Salih ise boş bulunup kafasını yukarı kaldırdığı bir anda gökyüzünün ne kadar gri, ne kadar toz ve dumanla kaplı olduğunu gördü. Eline ilk geçen silahı aldı. Ancak elindeki işe yarar bir eşya gibi görünmüyordu. Dişleri kırılmış bir tırmığa benzeyen şeyi alıp bir silah gibi doğrulttuğu esnada birliğinden sadece üç kişinin siperde onunla olduğunu fark etmişti. 

Salih eskiden, Miralay Cevad Paşa komutasındaydı. Ancak yaşadığı bu zorlu süreçte siperden sipere hareket ederken Binbaşı İzzettin Bey'e, ki kendisi Mustafa Kemal Paşa'nın kurmay başkanıdır, uzanan bir haber aldığında yüzündeki umut ışığı hiç sönük kalmamıştı. Binbaşı İzzet Bey'in yazdıkları üzerine ordudan sinema almak için gelen Necati Bey, grup heyetinin birkaç vaziyette resmini almıştı. Salih Necati Bey ile tanıştığında sipere daha bir güvenle yaslanmış, onun anlattıklarını hiç unutmamıştı. Kayacıkağılı'na açılan bir top ateşinin resmini alan Necati Bey'in gördükleri, grup heyetinin dik duruşunu hiç unutmadan Salih'e anlatmıştı. Necati Bey'in anlattıklarına göre savaş boyu çekilen filmlerde Enver Paşa hep ön plandaydı. Ancak grup heyetini ve Mustafa Kemal Paşa'yı hafızasına sonsuza dek işlemişti. 

Salih, Necati Bey'i en son haftalar önce gördüğünü anımsıyordu. Filmleri ona bırakmış, korumasını tembih edip yine bir yere doğru yola çıkmıştı. Ancak gidiş o gidiş, Salih onu bir daha göremeyeceğini anladığında üstüne toprak yağarken eli bir filme gitmişti. Grup heyetinin olduğu özel filmdi bu. Albay Mustafa Kemal'in kazanacağı zaferi bir şekilde hissedebiliyordu. Bu, ona umut olmasaydı elindeki tırmıkla düşman üstüne koşarak ilerleyemez, ona çılgınmış gibi bakan bakışları belki asla göremezdi… 



Selinay TOLAY

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
19 Mayıs ve Bandırma Vapuru

19 Mayıs; Milli Mücadele’nin başlangıç günü, Atatürk’ün Samsun’a çıkışı. Peki, Atatürk’ün doğum günü? O da 19 Mayıs. Atatürk, kendi isteğiyle doğum gününü 19 Mayıs 1881 ilan etmiştir.Türk Milleti’nin

 
 
 
ANNELER GÜNÜ

Anne Ne Demek Selinay TOLAY Anne, demek, yalnızca çağlar öncesinden yankılanan antik bir çığırış, canlılığın devamını ören bir ip yumağının düşüşünden çıkan tok bir vuruş veya nesilleri birbirine bağl

 
 
 
 KAZANMASI ZOR KAYBETMESİ KOLAY: ÖZGÜVEN

Hep soruyorum kendime “Özgüven ne?” diye. Kazanması bu kadar güç olan bir şeyi kaybetmenin kolaylığı sarsıyor beni. Hayatımıza yerleşmiş, tahtına kurulur gibi düşünce dünyamıza kurulmuş yargılar nasıl

 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page